Kayıtlar

2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

25. BÖLÜM- SOYSAL ÇIKMAZI

25. BÖLÜM- SOYSAL ÇIKMAZI "Açıldı nefesim, fikrim, canevim. Hayatta ben en çok babamı sevdim!" -Can Yücel Işığı yanıp sönen telefonumu alıp aramayı yanıtladım. Karan tam karşımda doğruca bana bakıyordu ama ben gözlerimi yere çevirmiştim. ''Efendim Pars,'' dedim sabit bir sesle. Az önce konuşulanlar boğazıma yumru olup oturmuştu. Pars dememin üzerine Karan'ın gözlerinin yuvasından çıkacak kadar büyüdüğüne emindim. Bir şey diyememek, Parsla ne kadar görüştüğümü bilmemek onu çıldırtıyor olmalıydı. ''Vaka var, konum atıyorum,'' dedi Pars düz bir ifadeyle. Sesi net ve oldukça kararlıydı. ''Geliyorum.'' Aramayı kapatıp telefonu cebime attım ve eteğimin katlandığını fark ederek hızla düzelttim. Karan'a bakmadan arkamı dönmüştüm ki bileğimden tutup kendine doğru çekti. Duvar dibinde olduğumuz, herkesin pistin ya da barın yakınlarında olmasından ötürü etrafımızda kimse yoktu. Adem elması yerinden oynadı. Kara hareleri bana değmiş...

24. BÖLÜM- KIRIK KALP KARTELİ

  24. BÖLÜM- KIRIK KALP KARTELİ ''Sana gitme demeyeceğim,  Ama gitme, Lavinia.'' -Özdemir Asaf Füsun. Morgda uyudum. Bunu ilk söylediğimde insanlar benden iğreniyor. Sanki ölüm bir hastalık, sanki onlara bulaştıracağım bir illet gibi. Bakıyorum, onların pisliği göz bebeklerimde beliriyor. Yaşayanlar ölenlerden daha kirli. Babam onlardan daha temizdi, daha düzgün, daha az cüretkar.  Pekala, kandırma kendini Füsun. Adımı babam vermiş.  Füsun  diye fısıldamış kulağıma o gece,  senin adın Füsun. Senin. Adın. Füsun. Babam beni bu dünyada en çok kıran insan. Ne verdiği adı kabullendim ne de onu. Varlığından da yokluğundan da kaçtım. Sevdim, sevilmedim. Aşağılıktı, sevdiğim en güzel aşağılık. Ondan sonra da Pars. Sabahın ilk ışıklarında gıcırdayan yatak odamın kapısını aralıyorum. Burası eski bir bina, paslı parkeler ve her an üstüme devrilecek bir apartman.  Her an üstüme devrilecek anılar.  Geceden kalma hava suratıma çarpıyor. Temizlik yaptığım günün ...